e-FATURA e-ARŞİV e-FATURA PROGRAMI ÖN MUHASEBE PROGRAMI
☰ 
 
e-Fatura'nin avantajlarini en uygun fiyatlarla kesfedin.
e-Bültene üye olun, yeni Haber ve Mevzuatlar e-posta adresinize gelsin! ÜYE OL

Muhasebede hata ve hileler

01.10.2019 06:58 | Güncelleme: 01.10.2019 06:58

Son zamanlarda bir medya şirketinin vergi incelemesine maruz kalması nedeniyle muhasebe hilesi veya hatası kavramları ön plana çıkmış bulunmaktadır.

 213 sayılı VUK’nun 359. maddesinin (a) fıkrasının  (1) nolu bendinde yer alan “defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar …” hükmü dışında kanunlarda bu konuda herhangi bir hükmün  yer almadığı görülmektedir. Kaçakçılık suçunu oluşturan  hareketlerden  olması nedeniyle kavramın doğru olarak tanılanması önemlidir. Aksi halde, Anayasanın 38. maddesi çerçevesinde gelişecek  suç ve cezada kanunilik ve kıyas yasağı tartışmalarına  yol açılması kaçınılmaz olacaktır. [1]

Muhasebe hileleri  daha çok belge ve kayıt düzeninin  vergi hukuku ve muhasebe ilkelerine aykırı olarak  değiştirilmesine yönelik fiillerdir.  Bilinen bazı muhasebe  hataları arasında  kasıtlı olarak yapılmak koşulu ile isteyerek ve bilerek muhtelif matematik hataları yapma,  bir kısım rakamların yerlerini değiştirmek,  eksik ya da fazla  sıfırlar eklemek,  tersten yanlış bir hesaba kayıt yapmak,  borç tutarını alacağa, alacağı ise borçlu tarafa koymak, yasal defterlerde  tahrifat yapmak, sayfa aktarmalarında veya  yevmiye defterinden büyük deftere yanlış veya hatalı transferler yapmak, çift kayıt tutmak, ihmal veya unutma süsü verilerek bir kısım muameleleri  kayda almamak, dönem sonu değerleme ve amortisman işlemlerinde hatalı işlemler yapmak, işletme bilançosunu ve durumunu olduğundan daha kötü veya daha iyi göstermek maksadı ile bilanço makyajlamaları yapmak, muhasebe hataları olarak değerlendirilebilir.

Muhasebe hilesi, haksız fiil olması dolayısıyla  borçlar hukukunu,  şirket yönetimi ve ortaklık ilişkileri nedeniyle ticaret hukukunu, sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışması açısından  sermaye piyasası hukukunu,  malvarlığına ve kamu güvenine yönelmiş bir eylem olması nedeniyle genel ceza hukukunu  ve nihayet adli ve  idari vergi suçları nedeniyle vergi ceza hukukunu ilgilendirmektedir.[2]  

Muhasebe hileleri ve hataları konusunda  somut bir  tanıma  mevzuatımızda yer verilmemiş  olmakla beraber gerçek olmayan veya  yevmiye kaydına konu  işlemlerle ilgisi olmayan  fiktif  kişiler adına hesap açanlar veya  kebir veya  yevmiye defterlerine kaydı gerekli olan   hesap ve muameleleri  dönem  kazancının azaltılması neticesini  doğuran ve  kısmen veya tamamen  başka  defter, belge veya elektronik ortama  kaydedenler  hükümlerinin  defter ve kayıtlarda  hesap ve muhasebe hilesi yapanlar  biçimindeki  ifadenin  özel uygulama yerleri olduğu kabul olunabilir.

Kimi zaman muhasebe hatalarını,  muhasebe hilelerinden  ayırt etmek  pek mümkün  olmayabilmektedir.  Ancak,  muhasebe hileleri  kavramı  sadece suç oluşturan  benzeri eylemleri  ifade ettiği, yasaya karşı hile eylemlerini dolayısıyla da peçeleme işlemlerini ve diğer  kabahatleri kapsamadığı sonucuna ulaşılabilmekle birlikte  muhasebe hileleri soyut tipinin kanunda öngörülmeyen  çeşitli hileler  türetilmesini müsait olması, suç ve cezada yasallık ilkesine,  dolayısıyla Anayasanın  38. maddesine aykırı olduğu gibi, TCK’nun 2. maddesi ile çelişmektedir.[3]  Muhasebe hileleri konusunda bir ipucu vermekle birlikte, madde hükmünün muhasebe hilesi ve muhasebe tekniğinin gerekleri arasındaki sınırı belirlemede yetersiz kaldığı belirtilmelidir.

Çeşitli kanunlara göre defter ve kayıt tutmak zorunda olanların muhasebe hilelerine başvurma nedenleri birbirinden farklı olabilmektedir.  Derneklerin üye kayıtlarında yapılan hileler ya da tacirlerin ortaklar pay defterinde veya karar defterinde yaptıkları hileler ile vergi mükelleflerinin VUK’na göre tutmak zorunda oldukları defter ve kayıtlarda yapılan hileler farklı amaçların gerçekleştirilmesine yönelmiştir.  TTK’na göre tutulan defter ve kayıtlarda yapılan hilelerin temel amacı, başka tacirleri ve özel hukuk tüzel kişilerini aldatarak kişisel menfaat sağlamak olduğu halde; VUK’na göre tutulan defter ve kayıtlarda yapılan hilelerin amacı,  vergi matrahlarının olduğundan daha düşük gösterilmesi veya tamamen gizlenmesi suretiyle kamunun güvenini ihlal etme pahasına vergisel menfaat sağlamaktır.  Uygulamada, bu iki sonuç her zaman birlikte ortaya çıkmayabilir. Örneğin, “bilanço güzelleştirme” denilen “bilanço maskelemesi”  türünde, bilanço üçüncü kişileri aldatman ve böylece menfaat sağlamak amacıyla gerçekte olduğundan daha iyi gösterilebilir bununla birlikte, ticari kardan mali kara geçiş sürecinde vergi matrahının azaltılması yoluna gidilebileceği ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Böyle bir durumda ise özel hukuk ilişkisi çerçevesinde yapılan hilelerin neden olduğu kişisel zarara, vergi hukuku ilişkisi çerçevesinde doğan kamusal zararın da ekleneceği ifade edilebilir.[4]

213 sayılı VUK’nun 359. maddesinde  “kaçakçılık suç ve cezaları” başlığı altında hapis cezasını gerektiren  vergi suçları  düzenlenmiş bulunmaktadır.  Maddede yer alan fiiller esas itibariyle  muhtelif muhasebe hilelerinin  somut olarak ifade edilmesinden ibarettir. Buna  rağmen,  maddenin (a) fıkrasının (1) nolu bendine bir de soyut “muhasebe hilesi” ifadesi konulmuştur. Burada suç olarak belirlenen “muhasebe hilesi”  sayılabilecek eylemler, muhasebe ve denetim bilimi anlamındaki “muhasebe hilesi”nin  kapsamındaki eylemlerden çok daha azdır. Gerçeğinden ve muhasebe ilkelerine göre olması gerekenden farklı  her kayıt, kasten de yapılsa, idari vergi cezalarına konu olabilir ancak muhasebe  hilesi suçu olmaz. Bunun için,  birden fazla kayıtla  bir durumun gizlenmesi, mahiyetinin  değiştirilmesi veyahut ta değişik gösterilmeye çalışılması gerekir.  Bu bağlamda, kayıt dışı işlemler ile defterlerden açıkça anlaşılan hususlar ve değerleme  farklılıkları, örtülü kar ve sermaye olayları, vergi suçu olan muhasebe hilesi sayılmaması gerekir. Öte yandan,  her ne  kadar vergi kaybı suçun unsuru olmaktan çıkarıldı ise de, vergi kaybına neden olmayan ve/veya olması mümkün olmayan iş ve işlemler de, muhasebe hilesi suçu oluşturmaz. Diğer şartları da  varsa başka bir suç oluşturabilir.[5]

Sonuç olarak, vergi mükelleflerinin hesap işlemlerini yürüten serbest meslek erbabı, SM’ler veya SMMM’lerin mükelleflerin tuttukları kanuni defterlerden dolayı muhasebe işlemlerini dikkatli ve özenli bir şekilde yerine getirmeleri zorunludur.  Meslek mensupları mükelleflerin defter ve kayıt belgelerini usul ve hukuka uygun bir şekilde tutmak zorundadırlar.  Defterler ve bu defterlerin dayanaklarını oluşturan belgelerin mevzuata uyarlı olması zorunludur.  Kanuni defterler üzerindeki düzeltme kayıtlarının da 213 sayılı VUK’nun  kayıtların düzeltilmesi ile ilgili hükümlerine göre  düzenlemeleri gerekmektedir.[6]  Ayrıca gerek vergi mevzuatı ve gerekse  TTK ve ilgili diğer muhasebe uygulamaları ile ilgili genel tebliğlerde yer alan yönlendirmelere göre kanuni defterlerin  yazılması gereklidir. Tutulan kayıtların ve içerdikleri  hükümlerin  gerçeğe uygun  ve genel kabul görmüş  muhasebe  prensiplerine  uyarlı olması da ayrıca gereklidir.

Av. Nazlı Gaye Alpaslan

[1] OKTAR S. Ateş, “Muhasebe Hileleri ve Bir Hukuka Uygunluk Sebebi”, Vergi Sorunları Dergisi, Haziran 2009, Sayı:249, Yıl:32, s. 7-14 .

[2] BAYKARA Bekir, “Vergi Kaçakçılığı Suçları ve Muhasebe Hilesi”, Güncel Hukuk Dergisi, Haziran 2009/6-66, s.16-19

[3] TCK’nun suçta ve cezada kanunilik ilkesi” başlıklı ikinci maddesine göre;

Kanunun açıkça suç saymadığı  bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik  tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan  ve güvenlik tedbirlerinden başka ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç  ve ceza konulamaz.
Kanunların suç ve ceza hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.”

[4] OKTAR, agm. s.9

[5] Bkz. BAYKARA agm.  s. 19

[6] 213 sayılı VUK’nun md.217/1.




Sizin Için Seçtiklerimiz

e-Fatura

e-Fatura Nedir?

e-Fatura dijital ortamdan kesilerek, Gelir İdaresi Başkanlığının belirlediği standartları taşıyan ve Gelir İdaresi Başkanlığının içerik kontrolü sonrasında alıcısına ulaştırılan bir fatura türüdür.

e-Faturaya geçiş yapmak için 2018 veya 2019 yılı cironuzun beş milyon TL ve üzeri olması gereklidir. Bu şartı taşıyan mükelleflerin 1 Temmuz 2020 tarihine kadar e-Fatura uygulamsına geçiş yapmaları zorunludur.
Cironuz 5 milyon TL altında olsa dahi gönüllü olarak e-Fatura uygulamasına dahil olarak e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kulllabilirsiniz. İsteğe bağlı olarak e-Fatura kullanıcı olarak firmanıza prestij kazandırmanın yanında e-Fatura sisteminin faydaları ile işletme giderlerinizi en aza indirebilirsiniz.

e-Faturayı özel entegratörler aracılığı geçiş yapılması size hem zaman tasarrufu hemde kullanım kolaylı sağlar. e-Fatura Geçiş İşlemlerini Muhasebe Web sizin adınıza gerçekleştir. e-Faturaya geçiş hakkında daha detaylı bilgile burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

e-Arşiv Fatura

e-Arşiv Fatura e-Fatura mükellefi olan vergi mükelleflerinin e-Fatura olmayan mükelleflere veya nihai tüketicilere kestiği bir elektronik fatura türüdür. Aynı zamanda GİB portalından vergi mükelleflerinin kestiği 5.000 ve 30.000 TL üzerindeki faturalara da e-Arşiv Fatura adı veriler. GİB e-Belge Portalından e-Arşiv Fatura kesen bir mükellef e-Fatura kullanıcısı değildir.

Eğer e-Faturaya zorunlu olarak dahil olmanız gerekiyor ise e-Arşiv Fatura ile beraber e-Fatura da kullanmanız zorunludur. İsteğe bağlı bir e-Faturaya geçiş yapmanız halinde yine e-Arşiv Fatura ve e-Fatura'nın beraber kullanımı zorunludur. GİB e-Belge Portalında sadece 5 bin ve 30 bin üzeri faturaları düzenleyen mükelefler e-Fatura uygulamasına dahil olmadıkları için sadece GİB e-Arşiv Faturası kullanabilirler.

e-Fatura sistemini bizim aracılığımız ile kullanıyor iseniz e-Arşiv Fatura iptalini her zaman yapabilirsiniz. e-Fatura kullanıcı olmayıp GİB portalından 5 bin TL üzeri kesilen e-Arşiv Fatura iptal edilememektedir.

e-Fatura Programı

e Fatura Programı Fatura kesme sürecini kısaltarak, kesilen faturaları e-Fatura veya e-Arşiv Fatura standartlarına uygun hale getirip alıcısına ulaştıran pratik ve kullanışlı yazılımlara verilen isimdir.

e Fatura Programı tamamen hızlı ve kolay e-Fatura kesmek için tasarlanmıştır. e-Fatura Programı ile Satış, İstisna, Tevkifat, iade, özel matrah Faturalarınızı keserek müşterinize hızlıca gönderim yapabilirsiniz. e-Fatura Programı hakkında daha detaylı bilgiye burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

e-Fatura ve e-Arşiv Faturaya geçiş yaparak pratik ve hızlı kullanmanın en kolay yolu ePlus EKO e-Fatura Programı'dır. Size bilgi vermek için danışmanlarımız sizi bekliyor. Hemen bağlantıyı tıklarak e-Faturaya ilk adımı bizimle atabilirsiniz. e-Fatura Programı

Muhasebe Hakkında Herşey
muhasebeweb.com


Muhasebe dünyasıyla ilgili pratik ve güncel bilgiler, muhasebe haberleri, muhasebe Hesap İşleyişi ve muhasebe yazarları ile muhasebe uygulamalarını işler.

 

facebook twitter linkedin instagram
TÜM KATEGORİLER
2018 Asgari Ücret    2018 Pratik Bilgiler    2019 Asgari Ücret    2019 Pratik Bilgiler    Asgari Geçim İndirimi    Asgari ücret    Asgari Ücret 2020    Beyannameler    Defter Beyan Sistemi    Denetim    e Arşiv Fatura    e defter    e fatura    e tebligat    Ekonomi    Emeklilik    Finans    Haber    Maliye    Mevzuat    Muhasebe    Muhasebe iş ilanlari    Muhasebe Yazarları    Pratik Bilgiler    Resmi Gazete    SGK    SMMM    Soru Cevap    Sosyal Güvenlik    Staj    Torba Yasa    Türmob    Vergi    Vergi Affı    Yapılandırma    YMM    İş Hayatı    Şirketler    
Copyright ©2011-2018 muhasebeweb.com - Muhasebe Web Haber İçerikleri İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
 
E-FATURA PROGRAMI

En Uygun Fiyatlarla e-Fatura, e-Arşiv Fatura Kullanmanın KOLAY YOLU

BİLGİ ALIN !