» e-FATURA e-ARŞİV» e-FATURA PROGRAMI
 
TesvikMatik SGK Tesvik Hesaplama Programi
e-Bültene üye olun, yeni Haber ve Mevzuatlar e-posta adresinize gelsin! ÜYE OL

Vergilendirdiklerimizden Misiniz?

 
27.09.2018 10:11 | Güncelleme: 27.09.2018 10:12

Anayasa’mızın 73’üncü maddesine göre her birey Devletimizin giderlerini karşılamak üzere, Mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür, peki bu yükümlülüğün Yükü nedir?

Yükü sırtlanan vatandaş sorumluluğu kadar vergi gelirlerini kullanan devletin yükümlülüğü nedir?

Önemli olan, gelirlerin yüzde 80’inden daha fazlasını oluşturan vergilerin adil dağılıp dağılmadığı. Bu soruya ülkemiz açısından olumlu cevap vermek ne yazık ki mümkün değil. OECD ülkelerine göre çok daha düşük vergi yüküne sahibiz ancak vergi yükü adil ve dengeli dağılmış değil. Toplam vergi yükünün yüzde 70’e yakını nihai mal ve hizmet talep eden vatandaşın üzerinde.

Dolaylı ve dolaysız olarak ifade ettiğimiz vergilere genel olarak baktığımızda ise dolaylı vergiler, mal ve hizmet kullanımından kaynaklanan vergiler olup aldığı mal ve hizmetlerden yararlanan herkes, gelir düzeyi ne olursa olsun aynı oranda vergi ödemektedir. Yani bir ürün veya hizmet satın aldığımızda alışveriş esnasında vergide içinde ödenmiş oluyor. Devlet için tahsili kolay ve zahmetsizdir.

Ancak dolaylı vergilerde dikkat çeken husus: vergi ödeyenin ödeme gücüne karşı kayıtsız olmasıdır Hangi gelir düzeyinde, hangi sosyal konumda olunursa olunsun, aynı mal veya hizmet üzerindeki vergiler aynı miktar veya oranda ödenir. Bu nedenle de dolaylı vergiler gayri adil vergi grubunda sayılır.

Dolaysız vergiler ise vergi mükellefi ile ödeyicisinin aynı olduğu, kişi ve kurumlardan elde ettikleri gelir düzeyine göre alınan vergilerdir. Dolaysız vergilerde vergi mükellefinin, kendisine düşen vergi yükünü başkasına yansıtma olanağı bulunmamaktadır. Gelir vergisi, kurumlar vergisi, emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi dolaysız vergilere örnektir.

Türkiye’nin toplam vergi gelirlerinin yüzde 33’ü dolaysız, yüzde 67’si dolaylı vergilerden oluşuyor. Dolaylı vergilerin yüzde 84’ü harcamalar üzerinden alınan KDV ve ÖTV gibi vergilere geri kalan yüzde 16’sı ise işlemler üzerinden alınan damga vergisi, harç gibi vergilere dayanıyor. Yani Türk vergi sistemi asıl olarak harcamalar ve işlemler üzerine yüklenen vergilerle ayakta duran bir sistem görünümündedir.

Bütün bu üstünlüklerine karşın dolaylı vergiler gelirin kazanılması üzerine değil de harcanması üzerine dayandığı için çok kazananı değil çok harcayanı vergilendirmek gibi bir adaletsizliğe yol açıyor.

Ülkemizde devlet memurları ve işçilerin işverenlerden daha çok vergi ödediğinide belirtmek isterim. Nitekim gelir vergisi yükünü çekmekte olan çalışanlarımız maaşı eline geçmeden vergisi tahsil edilip net maaşını alıyor. Büyük sermaye sahiplerinden oldukça az miktarda gelir vergisi alınması ücret gelirleri elde edenler aleyhine ciddi bir adaletsizlik meydana geldiğini ortaya koyuyor.

İşçilerimiz brüt ücretten vergi kesintisi olduktan sonra eline geçen net maaşı ile giderlerini karşılamak için yaptığı harcamalarda tekrar kdv ödemek zorunda kalıyor ve bu kdv’yi indirim konusu yapamıyor . Ancak işverenler hem gider kaydedebildiği gibi kdvsini indirim konusu yaparak tasarruf sağlamış oluyor.

Cari açık ile mücadele etmeye çalışan bir ülke olarak aldığımız tedbirler sürekli yetersiz hale gelmekte ve yerli ve milli üretimde istenilen düzeye erişememekteyiz. Örneğin; Cari Açığın daraltılması ve ithalatın azaltılması adına uygulanan Özel tüketim Vergisi; vatandaşı ve ülkeyi korumak yerine gelir elde edilen bir yapı haline gelmiş ve vatandaşı daha yüksek vergiler ile baş başa bırakmıştır.

Vergi oranlarının çeşitli ve yüksek olması devletin daha çok vergi geliri elde edeceği anlamına gelmediği gibi aksine vergiden kaçınma ve kayıt dışı çalışma gibi yeni kaçış yollarını tetiklemektedir.

Unutulmamalıdır ki çok vergi çok mükellef getirmez ama daha az vergi daha Çok vergi mükellefi getirebilir. Nitekim yüksek vergilere maruz kalan ülkelerde beyin göçü ve vergi göçüde kaçınılmazdır.

Pek çok ünlü sanatçı ve sporcunun karıştığı olaylarda da görmekteyiz 1999’da Fransa’da süpermodel seçilen Latelia Casta, Fransa’daki yüksek vergilerden kurtulmak için İngiltere’ye yerleşti. Benzer şekilde, vergisel kaygılarla Luciano Pavarotti’nin ikametgahını Monte Carlo’ya, ünlü tenisçi Boris Becker’in ise ikametgahını önce Monaco’ya, daha sonra İsviçre’ye kaydırdığını görmekteyiz. 

Yıllarca çok sayıda iyi eğitimli ve İngilizce konuşan genç İrlandalı daha iyi bir hayat standardı için İngiltere ve Amerika’ya göç etti. Fakat, İrlanda’nın kurumlar vergisi oranlarında yaptığı önemli indirimlere ek olarak kişisel gelir vergisi oranlarında da indirimler sağlaması sonucunda dışarı göç tersine döndü. İrlanda günümüzde yıllık net 20.000 kişiden fazla göç almaktadır. Bu İrlanda’nın beyin göçü meselesine vergi indirimleri ile getirilen bir engeldir. 

Kronik hale gelen vergi aflarından ise artık vazgeçilmelidir. Bunun yerine vergisini düzenli ödeyen mükellefler ödüllendirilmeli, vergi bilinci ve vergi ahlakı yerleştirilmeli ve vergi cezaları daha uygulanabilir ve caydırıcı hale getirilmelidir. Ücret gelirlileri üzerindeki yük hafifletilerek teşebbüs gelirlerinden vergi alınma yoluna gidilmeli ve sermaye üzerinden elde edilen kazançlar verginin konusu içine alınmalıdır. Vatan Millet Sakarya söylemlerinden ziyade bireysel olarak vergi çevre doğa ve insani eğitimlerin okullarda daha sık yer alması gerekmektedir.

Ülkemiz için de vergi dengesini sağlayıp yetişen genç nüfusun etkin ve verimli eğitilmesini, teknoloji ve bilişim alanında modern çağın gerisinde kalmamasını temenni eder, beyin göçünün olmadığı bilim üreten gençler yetiştirmeyi buna binaen vergi reformlarının çözüm odaklı gerçekleşmesini dilerim.

Günün sözü: “Vergileme koyun kırpmak gibidir. Koyun kırpıldıkça yeni yün vermeye devam edecektir. Fakat Bu sadece koyuna sahip olduğunuz müddetçe geçerlidir.

Kaynak ve dayanaklar:

TBB Dergisi 2016 (122)

Hasan YESİLYURT

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

213 sayılı Vergi Usul Kanunu

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 4

760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu

http://www.mahfiegilmez.Eğilmez Mahfi; Türk Vergi Sistemi ve Gelir Dağılımının Bozukluğu,Evren Darık (SMMM) - Dünyada Vergi Rekabeti Ve Türkiye’deki Uygulaması - 24/12/2007

Metin KARTAL


Sizin Için Seçtiklerimiz

e-Fatura

e-Fatura Nedir?

e-Fatura dijital ortamdan kesilerek, Gelir İdaresi Başkanlığının belirlediği standartları taşıyan ve Gelir İdaresi Başkanlığının içerik kontrolü sonrasında alıcısına ulaştırılan bir fatura türüdür.

e-Faturaya geçiş yapmak için 2018 veya 2019 yılı cironuzun beş milyon TL ve üzeri olması gereklidir. Bu şartı taşıyan mükelleflerin 1 Temmuz 2020 tarihine kadar e-Fatura uygulamsına geçiş yapmaları zorunludur.
Cironuz 5 milyon TL altında olsa dahi gönüllü olarak e-Fatura uygulamasına dahil olarak e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kulllabilirsiniz. İsteğe bağlı olarak e-Fatura kullanıcı olarak firmanıza prestij kazandırmanın yanında e-Fatura sisteminin faydaları ile işletme giderlerinizi en aza indirebilirsiniz.

e-Faturayı özel entegratörler aracılığı geçiş yapılması size hem zaman tasarrufu hemde kullanım kolaylı sağlar. e-Fatura Geçiş İşlemlerini Muhasebe Web sizin adınıza gerçekleştir. e-Faturaya geçiş hakkında daha detaylı bilgile burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

e-Arşiv Fatura

e-Arşiv Fatura e-Fatura mükellefi olan vergi mükelleflerinin e-Fatura olmayan mükelleflere veya nihai tüketicilere kestiği bir elektronik fatura türüdür. Aynı zamanda GİB portalından vergi mükelleflerinin kestiği 5.000 ve 30.000 TL üzerindeki faturalara da e-Arşiv Fatura adı veriler. GİB e-Belge Portalından e-Arşiv Fatura kesen bir mükellef e-Fatura kullanıcısı değildir.

Eğer e-Faturaya zorunlu olarak dahil olmanız gerekiyor ise e-Arşiv Fatura ile beraber e-Fatura da kullanmanız zorunludur. İsteğe bağlı bir e-Faturaya geçiş yapmanız halinde yine e-Arşiv Fatura ve e-Fatura'nın beraber kullanımı zorunludur. GİB e-Belge Portalında sadece 5 bin ve 30 bin üzeri faturaları düzenleyen mükelefler e-Fatura uygulamasına dahil olmadıkları için sadece GİB e-Arşiv Faturası kullanabilirler.

e-Fatura sistemini bizim aracılığımız ile kullanıyor iseniz e-Arşiv Fatura iptalini her zaman yapabilirsiniz. e-Fatura kullanıcı olmayıp GİB portalından 5 bin TL üzeri kesilen e-Arşiv Fatura iptal edilememektedir.

e-Fatura Programı

e Fatura Programı Fatura kesme sürecini kısaltarak, kesilen faturaları e-Fatura veya e-Arşiv Fatura standartlarına uygun hale getirip alıcısına ulaştıran pratik ve kullanışlı yazılımlara verilen isimdir.

e Fatura Programı tamamen hızlı ve kolay e-Fatura kesmek için tasarlanmıştır. e-Fatura Programı ile Satış, İstisna, Tevkifat, iade, özel matrah Faturalarınızı keserek müşterinize hızlıca gönderim yapabilirsiniz. e-Fatura Programı hakkında daha detaylı bilgiye burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

e-Fatura ve e-Arşiv Faturaya geçiş yaparak pratik ve hızlı kullanmanın en kolay yolu ePlus EKO e-Fatura Programı'dır. Size bilgi vermek için danışmanlarımız sizi bekliyor. Hemen bağlantıyı tıklarak e-Faturaya ilk adımı bizimle atabilirsiniz. e-Fatura Programı

Muhasebe Hakkında Herşey
muhasebeweb.com


Muhasebe dünyasıyla ilgili pratik ve güncel bilgiler, muhasebe haberleri, muhasebe Hesap İşleyişi ve muhasebe yazarları ile muhasebe uygulamalarını işler.

 

facebook twitter linkedin instagram
TÜM KATEGORİLER
Ekonomi    Vergi    Muhasebe    SGK    Asgari ücret    Yapılandırma    2021 Asgari Ücret    e fatura    e defter    Pratik Bilgiler    Vergi Affı    e-Defter Saklama    Finans    Şirketler    Staj    Sosyal Güvenlik    Denetim    Mevzuat    Haber    İş Hayatı    Emeklilik    Asgari Geçim İndirimi    Torba Yasa    Türmob    SMMM    Soru Cevap    YMM    Maliye    Resmi Gazete    Beyannameler    2019 Asgari Ücret    Kısa Çalışma    Muhasebe Yazarları    Muhasebe iş ilanlari    e tebligat    Defter Beyan Sistemi    2018 Asgari Ücret    2018 Pratik Bilgiler    e-İrsaliye    2019 Pratik Bilgiler    Asgari Ücret 2020    e Arşiv Fatura    Oğuz Demir    
Copyright ©2011-2018 muhasebeweb.com - Muhasebe Web Haber İçerikleri İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.