» e-FATURA e-ARŞİV» e-FATURA PROGRAMI
 
TesvikMatik SGK Tesvik Hesaplama Programi
e-Bültene üye olun, yeni Haber ve Mevzuatlar e-posta adresinize gelsin! ÜYE OL

Yapılandırmada ödenen vergi, Yİ-ÜFE tutarı ve katsayı gibi yükümlülükler gider yazılabilir mi?

 
07.07.2021 05:02 | Güncelleme: 07.07.2021 05:02

7326 sayılı yapılandırma kanunu ile çok önemli imkân ve kolaylıklar getirildi.

Bunları günlerdir yazıyorum. Bugün bu kapsamda ödenen tutarların vergi matrahından gider olarak indirilip indirilemeyeceğini irdeleyeceğim.

Önce yapılandırılan veya tahakkuk eden yükümlülüklerin gider yazılması ile ilgili çeşitli kanunlarda yer alan genel hükümler ile yapılandırma kanununda yer alan özel hükümlerin neler olduğunu belirtmekte yarar var.

Genel hükümler…

Çeşitli kanunlarda yer alan ve bazı vergilerin gelir ve kurumlar vergisi matrahından gider olarak indirimine ilişkin hükümler şunlar:

► İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar, safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilir. (GVK 40/6)
► Gelir vergisi ile diğer şahsi vergiler, vergi cezaları, para cezaları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri vergi matrahından indirilemez. (GVK 90)
► Kurumlar Vergisi Kanununa göre hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler ile Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilemez. (KVK 11/1-d)
► Mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Keza mükellefin mal ve hizmet alımları nedeniyle yüklenilen ve indirimi mümkün bulunan KDV de gider olarak indirilemez. Ancak indirimi yasaklanan KDV, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınır. (KDVK 58)
► Ticari maksatla kullanılan uçak ve helikopterler ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç ödenen motorlu taşıtlar vergisi ve cezalar ile gecikme zamları, gelir ve kurumlar vergilerinin matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez. (MTVK 14)
► Özel iletişim vergisi, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilemez. (Gider Vergileri Kanunu 39)
► Sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenmeyen prim tutarları, gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamaz. (5520 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 88)

Yapılandırma kanununda yer alan özel hükümler…

7326 sayılı yapılandırma kanununda yer alan ve bu kanun kapsamında ödenen tutarların gider olarak indirimine ilişkin hükümler şunlar:

► Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artırımında, artırıma esas ücret tutarı ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamaz. (Md.5/2-g)
► Matrah veya vergi artırımı kapsamında ödenen KDV, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamaz (Md.5/3-f)
Gelir ve kurumlar vergisi matrah artırımında, hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak kabul edilmez. (Md.5/4-b)
► Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer işlemler hakkında beyan edilen tutarlar üzerinden yüzde 3 oranında hesaplanan ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. (Md.6/3-c)

Şimdi bu hükümler çerçevesinde, yapılandırma kanununa göre ödenen bazı tutarların, vergi matrahından gider olarak indirim konusu yapılıp yapılamayacağı yönünden değerlendirelim.

Bu değerlendirmeyi yaparken "dönemsellik" ve "tahakkuk" ilkelerini aklımızdan çıkarmayalım. Tahakkuk ilkesine göre, bir gelir veya giderin tahakkuk etmiş sayılması için tutar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gerekir. Bu ilkenin gereği olarak, gelir veya gider, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınır.

Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalini sağlar. Bu ilkeye göre, bir gider önceki dönemlere ilişkin de olsa kesinleştiği dönem kazancının tespitinde gider olarak indirilebilir. Kesinleşen gider kısmen veya tamamen izleyen dönemlerle ilgili ise, gelecek dönemleri ilgilendiren kısım kesinleştiği dönemde gider yazılamaz, ilgili dönemlere taşınarak dikkate alınır.

Kesinleşmiş borçlar

Kanun kapsamında yapılandırılan kesinleşmiş borçların, prensip itibariyle daha önce kayıtlara alınmış olması gerekir. Bu nitelikteki borçların gider yazılıp yazılamayacağı genel hükümlere göre belirlenir. Bununla birlikte, ödenmediği için daha önce gider yazılamayan sigorta primlerinin bu kanun kapsamında yapılandırılarak ödenmesi halinde, yapılacak ödemelere paralel şekilde beyanname üzerinde indirime tabi tutulmaları mümkündür.

Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan borçlar

Kesinleşmemiş veya dava safhasındaki borçlardan yapılandırmaya konu edilenlerin gider yazılıp yazılmayacağı genel esaslara göre belirlenir. Dava aşamasında olduğu için daha önce tahakkuk etmemiş olan bu borçlarda tahakkuk yapılandırma ile gerçekleşir. Dolayısıyla dönemine ve taksitle ödenip ödenmeyeceğine bakılmaksızın, tahakkuk ettirilen tutarların tahakkuk tarihi itibariyle kayıtlara alınması gerekir.

Buna göre, yapılandırılan vergi/prim aslı,

► Gelir veya kurumlar vergisi ise gider olarak dikkate alınamaz.
► Gümrük vergisi, damga vergisi, emlak vergisi, ÖTV, BSMV, harç vb. vergiler ise gider olarak dikkate alınabilir.
► Gelir veya kurumlar vergisi stopajı ise (temettü stopajları hariç) gider olarak dikkate alınabilir.
► Mükellef sıfatıyla verilmesi gereken 1 no.lu KDV beyannamesi ile ilgili KDV ise gider olarak dikkate alınamaz.
► Gümrükte ödenen KDV ise indirim konusu yapılabildiği için gider yazılamaz, ancak indirimi mümkün olmayanlar gider yazılabilir.
► Sorumlu sıfatıyla ödenmesi gereken KDV ise indirim konusu yapılabildiği için gider yazılamaz, ancak indirimi mümkün olmayanlar gider yazılabilir.
► Asgari işçilik uygulaması nedeniyle sonradan tahakkuk ettirilen ancak tebliğ edilmediği için gider yazılamayan prim tutarları ise yapılacak ödemelere paralel şekilde gider veya maliyet yazılabilir.
► İdari para cezaları ise gider yazılamaz.

Gider yazılamamasından kastım, kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak dikkate alınmak suretiyle gelir/kurumlar vergisi matrahından indirilmemesidir.

Matrah ve vergi artırımı nedeniyle tahakkuk ettirilen tutarlar

Matrah ve vergi artırımı nedeniyle tahakkuk ettirilen tutarlar matrahın tespitinde gider olarak dikkate alınamaz. Bu nedenle tahakkuk tarihi itibariyle KKEG olarak dikkate alınmalıdır.

Kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların düzeltilmesi nedeniyle ödenen vergiler

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer işlemler dolayısıyla beyan edilen tutarlar üzerinden yüzde 3 oranında ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak indirilemez. Yani KKEG olarak dikkate alınması gerekir.

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutarlar

Yapılandırılan borçlara ilişkin gecikme zammı ve gecikme faizlerinin silinerek bunların YERİNE ödenmesi gereken/yapılandırılan borç asılları üzerinden, Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutarların gider olarak indirilebileceğini düşünüyorum.

Çünkü, bunlarla ilgili olarak yapılandırma kanununda özel bir yasaklama bulunmuyor.

Kanunda Yİ-ÜFE tutarlarının, genel hükümlere göre gider olarak indirimi mümkün bulunmayan gecikme zammı veya gecikme faizi yerine alınıyor olması, bunları hukuken gecikme zammı veya gecikme faizine dönüştürmez.

Yapılandırma kanununda gider olarak indirimi mümkün olmayan yükümlülükler açıkça sayılmıştır. Bunların arasında Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutarlar yoktur.

Ancak geçmiş yapılandırma uygulamalarında ödenen bu tarz tutarların vergi matrahından indirilemeyeceği yönünde özelgeler verilmişti.

Bu görüşlerin temel dayanağı, bunların gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine alındığı gerekçesi idi. Ancak vergi hukukunda kıyas yasağı vardır. Kanunda açıkça yazılmayan bir konuda kıyasen hüküm verilemez.

Bu nedenle özelgelere katılmadığımı belirtmek isterim.

Yİ-ÜFE tutarlarının, üzerinden hesaplandığı borç aslının gider yazılabildiği hallede gider yazılabileceği yönünde görüşler de vardır. Bu tutarların borç aslı gibi değerlendirilmesi gerektiği (yani bir anlamda borç aslına dönüştüğü) yönünde bir hüküm de bulunmadığı için bu görüşlere de katılmıyorum.

Taksitli ödemelerdeki katsayı farklarının durumu

Taksitli ödemelerde ortaya çıkan katsayı farklarının da aşağıdaki nedenlerle gider olarak indirilebileceğini düşünüyorum:

► Katsayı farkları, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen gecikme zammı veya tecil faizi olmadığı gibi, Vergi Usul Kanununa göre ödenen bir gecikme faizi de değildir.
► 7326 sayılı Kanunda gider olarak indirimi mümkün olmayan yükümlülükler açıkça sayılmış olup, bunların arasında katsayı farkları yoktur. Kıyas yasaktır.
Katsayı farkları esasen vade farkı niteliğindedir. Vade farklarının da vergi matrahından indirilmesi mümkündür.
► Katsayı farkları, Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutarlar gibi gecikme faizi veya gecikme zammı YERİNE alınan bir yükümlülük de değildir. Yani böyle zorlama bir gerekçe de bulunmamaktadır.

Erdoğan Sağlam


Sizin Için Seçtiklerimiz

e-Fatura

e-Fatura Nedir?

e-Fatura dijital ortamdan kesilerek, Gelir İdaresi Başkanlığının belirlediği standartları taşıyan ve Gelir İdaresi Başkanlığının içerik kontrolü sonrasında alıcısına ulaştırılan bir fatura türüdür.

e-Faturaya geçiş yapmak için 2018 veya 2019 yılı cironuzun beş milyon TL ve üzeri olması gereklidir. Bu şartı taşıyan mükelleflerin 1 Temmuz 2020 tarihine kadar e-Fatura uygulamsına geçiş yapmaları zorunludur.
Cironuz 5 milyon TL altında olsa dahi gönüllü olarak e-Fatura uygulamasına dahil olarak e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kulllabilirsiniz. İsteğe bağlı olarak e-Fatura kullanıcı olarak firmanıza prestij kazandırmanın yanında e-Fatura sisteminin faydaları ile işletme giderlerinizi en aza indirebilirsiniz.

e-Faturayı özel entegratörler aracılığı geçiş yapılması size hem zaman tasarrufu hemde kullanım kolaylı sağlar. e-Fatura Geçiş İşlemlerini Muhasebe Web sizin adınıza gerçekleştir. e-Faturaya geçiş hakkında daha detaylı bilgile burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

e-Arşiv Fatura

e-Arşiv Fatura e-Fatura mükellefi olan vergi mükelleflerinin e-Fatura olmayan mükelleflere veya nihai tüketicilere kestiği bir elektronik fatura türüdür. Aynı zamanda GİB portalından vergi mükelleflerinin kestiği 5.000 ve 30.000 TL üzerindeki faturalara da e-Arşiv Fatura adı veriler. GİB e-Belge Portalından e-Arşiv Fatura kesen bir mükellef e-Fatura kullanıcısı değildir.

Eğer e-Faturaya zorunlu olarak dahil olmanız gerekiyor ise e-Arşiv Fatura ile beraber e-Fatura da kullanmanız zorunludur. İsteğe bağlı bir e-Faturaya geçiş yapmanız halinde yine e-Arşiv Fatura ve e-Fatura'nın beraber kullanımı zorunludur. GİB e-Belge Portalında sadece 5 bin ve 30 bin üzeri faturaları düzenleyen mükelefler e-Fatura uygulamasına dahil olmadıkları için sadece GİB e-Arşiv Faturası kullanabilirler.

e-Fatura sistemini bizim aracılığımız ile kullanıyor iseniz e-Arşiv Fatura iptalini her zaman yapabilirsiniz. e-Fatura kullanıcı olmayıp GİB portalından 5 bin TL üzeri kesilen e-Arşiv Fatura iptal edilememektedir.

e-Fatura Programı

e Fatura Programı Fatura kesme sürecini kısaltarak, kesilen faturaları e-Fatura veya e-Arşiv Fatura standartlarına uygun hale getirip alıcısına ulaştıran pratik ve kullanışlı yazılımlara verilen isimdir.

e Fatura Programı tamamen hızlı ve kolay e-Fatura kesmek için tasarlanmıştır. e-Fatura Programı ile Satış, İstisna, Tevkifat, iade, özel matrah Faturalarınızı keserek müşterinize hızlıca gönderim yapabilirsiniz. e-Fatura Programı hakkında daha detaylı bilgiye burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

e-Fatura ve e-Arşiv Faturaya geçiş yaparak pratik ve hızlı kullanmanın en kolay yolu ePlus EKO e-Fatura Programı'dır. Size bilgi vermek için danışmanlarımız sizi bekliyor. Hemen bağlantıyı tıklarak e-Faturaya ilk adımı bizimle atabilirsiniz. e-Fatura Programı

Muhasebe Hakkında Herşey
muhasebeweb.com


Muhasebe dünyasıyla ilgili pratik ve güncel bilgiler, muhasebe haberleri, muhasebe Hesap İşleyişi ve muhasebe yazarları ile muhasebe uygulamalarını işler.

 

facebook twitter linkedin instagram
TÜM KATEGORİLER
Ekonomi    Vergi    Muhasebe    SGK    Asgari ücret    Yapılandırma    2021 Asgari Ücret    e fatura    e defter    Pratik Bilgiler    Vergi Affı    e-Defter Saklama    Finans    Şirketler    Staj    Sosyal Güvenlik    Denetim    Mevzuat    Haber    İş Hayatı    Emeklilik    Asgari Geçim İndirimi    Torba Yasa    Türmob    SMMM    Soru Cevap    YMM    Maliye    Resmi Gazete    Beyannameler    2019 Asgari Ücret    Kısa Çalışma    Muhasebe Yazarları    Muhasebe iş ilanlari    e tebligat    Defter Beyan Sistemi    2018 Asgari Ücret    2018 Pratik Bilgiler    e-İrsaliye    2019 Pratik Bilgiler    Asgari Ücret 2020    e Arşiv Fatura    Oğuz Demir    
Copyright ©2011-2018 muhasebeweb.com - Muhasebe Web Haber İçerikleri İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.