e-FATURA e-ARŞİV e-FATURA PROGRAMI ÖN MUHASEBE PROGRAMI
☰ 
Parasüt
Parasüt
e-Bültene üye olun, yeni Haber ve Mevzuatlar e-posta adresinize gelsin! ÜYE OL

İşçilerin sosyal güvenliği, kıdem tazminatı ve iş güvencesi teminat altına alınmalı

02.10.2020 05:32 | Güncelleme: 02.10.2020 07:12

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, istihdam paketinde yer alan esnek çalışmada işçilerin sosyal güvenliği, kıdem tazminatı ve iş güvencesinin teminat altına alınması gerektiğini belirtti. Arslan, Z kuşağının kısmi (yarı zamanlı) çalışma istediğini savunarak, Bunların sosyal güvenliklerini ve iş güvencelerini sağlamalıyız dedi.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, konfederasyonun ve çalışma hayatının gündemindeki konuları değerlendirdiği toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Pandemi döneminde sıkça başvurulan evden ve uzaktan çalışmaya ilişkin yasa önceki yıllarda çıkmasına rağmen, henüz yönetmeliğin yayımlanmadığını vurgulayan Arslan, önümüzdeki günlerde gündeme gelecek istihdam paketindeki esnek çalışma ve kısmi zamanlı çalışma düzenlemeleri ile evden, uzaktan çalışma konularının bir bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İstihdam paketinde 25 yaşından küçük kişilerin ayda 10 güne kadar sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile çalıştırılması, 25 yaş altı ve 50 yaş üstündeki kişilerin ikişer yıla kadar süreli sözleşmelerle istihdam edilmesi ve 50 yaş üstündeki kişilerin kısmi zamanlı çalıştırılmasına yönelik esnek çalışma düzenlemeleri öngörülüyor.

“Güvenceli esneklik olmalı” diyen Arslan, esnek çalışma sırasında işçinin sosyal güvenliği, kıdem tazminatı ve iş güvencesinin teminat altına alınması gerektiğini belirtti. Özel sektörün konuya sadece maliyetleri aşağı çekmek olarak baktığını, bunun doğru olmadığını kaydeden Arslan, “Güvenceli esneklik olursa bizim için anlamlı olur” diye konuştu.

“Z KUŞAĞI KISMİ ÇALIŞMA İSTİYOR”

Hollanda’da kadınların yüzde 60’ının kısmi çalışma talebinde bulunduğunu ifade eden Arslan, “Z kuşağı kısmi çalışma istiyor. Bunların sosyal güvenliklerini ve iş güvencesini sağlamalıyız” dedi.

İngiliz İşçi Partisi Gölge Dışişleri Bakanı Fabian Hamilton ile bir anısını anlatan Arslan, “Gölge Bakan kızının özel bir firmada çalıştığını, sabah işveren ‘bugün iş yok, gelme’ deyince işe gidemediğini söyledi” diye konuştu. Neo liberal politikaların esnek çalışmayı çok ileri götürdüğünü vurgulayan Arslan, “Bunu da abartmamak lazım” dedi.

“KIDEM TAZMİNATINA İTİRAZIMIZ VAR AMA ELİMİZDEKİ DE ALINMASIN”

Mahmut Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu haliyle adil değil” demesiyle geçici olarak gündemden çıkan kıdem tazminatından vazgeçildiğini sanmadığını söyledi. Söz konusu taslak gündeme geldiğinde “Sosyal taraflar uzlaşsın” denildiğini ancak tarafların uzlaşmasının yasanın çıkmaması yönünde olduğunu belirten Mahmut Arslan, “Bizim mevcut kıdem tazminatıyla ilgili itirazlarımız var ama bunun yerine daha iyisini istiyoruz. Elimizdekinin de alınmasını istemiyoruz” dedi.

Arslan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sendika başkanları arasında yapılan görüşmede, kıdem tazminatı konusunda zamanlamanın uygun olmadığı sözleriyle gündeme gelmişti. Arslan, makul zamanın ne olduğu sorusu üzerine, 2023 olduğunu belirtti.

“ÜCRETSİZ İZİN GEÇİCİ OLMALI”

Arslan, işten çıkarma yasağı döneminde işverene verilen işçileri ücretsiz izne çıkarma hakkı ile ilgili bir soru üzerine, ücretsiz iznin normalde işçi talebine bağlı olduğunu vurguladı. Arslan, pandemi dolayısıyla geçici olarak getirilen ücretsiz izin uygulamasının kalıcı olmaması gerektiğini belirterek, normalleşmeye geçildiğinde bunun sona erdirilmesini istedi.

Bazı işverenlerin başlangıçta işçinin kısa çalışma ödeneği alma hakkı olduğu halde işin kolayına kaçarak kısa çalışmaya başvurmak yerine işçilerini doğrudan ücretsiz izne çıkardığını belirten Arslan, Çalışma Bakanlığı’nın buna müdahale ettiğini anlattı.

Arslan, kısa çalışma ödeneğinin hızlandırılması için işverenin beyanının yeterli kabul edilmesinin, kısa çalışmadan başarılı sonuç alınmasını sağladığını, bu sayede 3.5 milyon işçinin kısa sürede ödeneğe kavuştuğunu vurguladı. Şimdi kısa çalışma konusunda geriye doğru denetim yapılacağına dikkat çeken Arslan, hatalı ödemelerin geri alınmasının söz konusu olduğunu belirtti. Arslan, aslında işçi ve işveren sendikalarının hiçbir şart aranmadan 1 gün çalışması olan işçiye dahi kısa çalışma ödeneği verilmesi talebinde bulunduklarını anımsatarak, koşulları sağlamadığı tespit edilen işçilere verilen ödeneklerin geri alınmaması gerektiğini söyledi.

TİSK ÜYESİ İŞVERENLERDEN İŞÇİYE PANDEMİDE 5 MİLYAR TL

Mahmut Arslan, TİSK’e bağlı iş yerlerinin tamamında işverenlerin, mecbur olmadıkları halde kısa çalışma ödeneği ile normal ücret arasındaki farkı ödediklerini belirtti. Arslan, TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol’dan aldıkları bilgiye göre, pandemide döneminde TİSK üyesi işverenlerin bu şekilde işçiye sağladığı destek tutarının 5 milyar liraya ulaştığını söyledi. İşveren, işçiye yaptığı ücret farkı ödemeleri için ayrıca vergi ve sosyal güvenlik primi ödedi. Arslan, TÜRK-İŞ ve TİSK ile ortak açıklama yaparak bu ödemelerden vergi ve prim alınmamasını istediklerini ancak henüz sonuç alamadıklarını belirtti.

Pandemi ile mücadelede sendikalı iş yerlerinin çok başarılı olduğunu kaydeden Arslan, sendikasız iş yerlerinde ise önlemlerin yetersiz kaldığını, itiraz eden işçilerin de ertesi gün ücretsiz izne çıkartıldıklarını vurguladı.

“COVİD-19 MESLEK HASTALIĞI KABUL EDİLSİN”

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Covid-19’a maruz kalan kişilerin kalp rahatsızlığı başta olmak üzere kalıcı hastalıklara yakalandığına yönelik yayınlara dikkat çekerek, Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

İş kazası ve meslek hastalığının işle ilgili olduğunu kanıtlamanın zor olduğunu vurgulayan Arslan, huzurevlerinde personelin ayda 15 gün boyunca iş yerinden ayrılmadan çalışarak koronavirüslü yaşlılara baktığını belirtti. Bunlara ve sağlık çalışanlarına ek ödeme yapılmamasının adaletsizlik olduğunu kaydeden Arslan, “Bu konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz. Sağlık çalışanlarına ek ödeme yapılırken memur işçi ayrımı olmamalı” dedi.

“450 GÜNÜ OLAN İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALMALI”

İşsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmek için işçinin son 3 yılda en az 600 gün priminin bulunması ve son 120 gün hizmet akdi ile çalışması gerekiyordu. Pandemi dolayısıyla kısa çalışma ödeneği koşulları son 3 yılda 450 gün prim ve 60 gün hizmet akdi ile çalışma olarak değiştirildi. Arslan, normalleşme sonrasında işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının da kısa çalışma ödeneğine paralel hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

“HAK-İŞ, ÜYE 200 BİN İŞÇİSİNİ KAYBEDECEK”

Taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) uyarınca, belediyelerdeki işçiler 1 Temmuz’dan, kamu kurumlarındaki işçiler de 1 Kasım’dan itibaren, kadroya alındıkları kurumun bağlı olduğu iş kolundaki sendikalara üye olacaklar. Toplu iş sözleşmesini yapmaya da bu iş yerlerinde en çok üyeye sahip sendika yetkili olacak. HAK-İŞ Başkanı Arslan bir süre önce yaptığı açıklamada, işçiler taşeronda iken hangi sendikaya üye olmuşsa o sendikada kalmaya devam etmesini, bu yönde değişiklik yapılmasını istedi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ise kanuna göre normalde bir iş yeri hangi iş koluna giriyorsa sadece o iş kolundaki sendikalara üye olunabildiğini, KHK uyarınca taşerondan gelenlerin de bu sisteme tabi olacaklarını anımsattı. Atalay, “HAK-İŞ’in talebi kabul görürse, tek bir işyerinde farklı farklı toplu sözleşmeler gündeme gelir. Huzur kalmaz” dedi.

Mahmut Arslan, KHK’nın çıktığı 2018 yılından beri hem belediyelerde hem de kamu kurumlarında taşerondan gelen işçilerin eski sendikalarına üye kalmaya devam etmelerini istediklerini söyledi. KHK dolayısıyla 1 Kasım’dan sonra HAK-İŞ’e bağlı sendikalara üye yaklaşık 200 bin işçinin sendikalarını değiştirmek zorunda kalacaklarını belirten Arslan, bu düzenlemenin 696 Sayılı KHK’ya son dakikada girdiğini, Cumhurbaşkanı’nın bilgisi dahilinde olmadığını düşündüğünü ifade etti. Arslan, işçilerin sendikalarını değiştirmeye zorlandığını kaydederek, “HAK-İŞ’in üyeleri başka sendikalara üye olmak zorunda bırakılıyor. Bakan’a da Meclis Başkanı’na da gruplara da Cumhurbaşkanı’na da anlatmak istediğim bu” diye konuştu.

Ahmet Kıvanç
HaberTürk


 


Sizin Için Seçtiklerimiz

e-Fatura

e-Fatura Nedir?

e-Fatura dijital ortamdan kesilerek, Gelir İdaresi Başkanlığının belirlediği standartları taşıyan ve Gelir İdaresi Başkanlığının içerik kontrolü sonrasında alıcısına ulaştırılan bir fatura türüdür.

e-Faturaya geçiş yapmak için 2018 veya 2019 yılı cironuzun beş milyon TL ve üzeri olması gereklidir. Bu şartı taşıyan mükelleflerin 1 Temmuz 2020 tarihine kadar e-Fatura uygulamsına geçiş yapmaları zorunludur.
Cironuz 5 milyon TL altında olsa dahi gönüllü olarak e-Fatura uygulamasına dahil olarak e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kulllabilirsiniz. İsteğe bağlı olarak e-Fatura kullanıcı olarak firmanıza prestij kazandırmanın yanında e-Fatura sisteminin faydaları ile işletme giderlerinizi en aza indirebilirsiniz.

e-Faturayı özel entegratörler aracılığı geçiş yapılması size hem zaman tasarrufu hemde kullanım kolaylı sağlar. e-Fatura Geçiş İşlemlerini Muhasebe Web sizin adınıza gerçekleştir. e-Faturaya geçiş hakkında daha detaylı bilgile burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

e-Arşiv Fatura

e-Arşiv Fatura e-Fatura mükellefi olan vergi mükelleflerinin e-Fatura olmayan mükelleflere veya nihai tüketicilere kestiği bir elektronik fatura türüdür. Aynı zamanda GİB portalından vergi mükelleflerinin kestiği 5.000 ve 30.000 TL üzerindeki faturalara da e-Arşiv Fatura adı veriler. GİB e-Belge Portalından e-Arşiv Fatura kesen bir mükellef e-Fatura kullanıcısı değildir.

Eğer e-Faturaya zorunlu olarak dahil olmanız gerekiyor ise e-Arşiv Fatura ile beraber e-Fatura da kullanmanız zorunludur. İsteğe bağlı bir e-Faturaya geçiş yapmanız halinde yine e-Arşiv Fatura ve e-Fatura'nın beraber kullanımı zorunludur. GİB e-Belge Portalında sadece 5 bin ve 30 bin üzeri faturaları düzenleyen mükelefler e-Fatura uygulamasına dahil olmadıkları için sadece GİB e-Arşiv Faturası kullanabilirler.

e-Fatura sistemini bizim aracılığımız ile kullanıyor iseniz e-Arşiv Fatura iptalini her zaman yapabilirsiniz. e-Fatura kullanıcı olmayıp GİB portalından 5 bin TL üzeri kesilen e-Arşiv Fatura iptal edilememektedir.

e-Fatura Programı

e Fatura Programı Fatura kesme sürecini kısaltarak, kesilen faturaları e-Fatura veya e-Arşiv Fatura standartlarına uygun hale getirip alıcısına ulaştıran pratik ve kullanışlı yazılımlara verilen isimdir.

e Fatura Programı tamamen hızlı ve kolay e-Fatura kesmek için tasarlanmıştır. e-Fatura Programı ile Satış, İstisna, Tevkifat, iade, özel matrah Faturalarınızı keserek müşterinize hızlıca gönderim yapabilirsiniz. e-Fatura Programı hakkında daha detaylı bilgiye burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

e-Fatura ve e-Arşiv Faturaya geçiş yaparak pratik ve hızlı kullanmanın en kolay yolu ePlus EKO e-Fatura Programı'dır. Size bilgi vermek için danışmanlarımız sizi bekliyor. Hemen bağlantıyı tıklarak e-Faturaya ilk adımı bizimle atabilirsiniz. e-Fatura Programı

Muhasebe Hakkında Herşey
muhasebeweb.com


Muhasebe dünyasıyla ilgili pratik ve güncel bilgiler, muhasebe haberleri, muhasebe Hesap İşleyişi ve muhasebe yazarları ile muhasebe uygulamalarını işler.

 

facebook twitter linkedin instagram
TÜM KATEGORİLER
2018 Asgari Ücret    2018 Pratik Bilgiler    2019 Asgari Ücret    2019 Pratik Bilgiler    Asgari Geçim İndirimi    Asgari ücret    Asgari Ücret 2020    Beyannameler    Defter Beyan Sistemi    Denetim    e Arşiv Fatura    e defter    e fatura    e tebligat    e-İrsaliye    Ekonomi    Emeklilik    Finans    Haber    Maliye    Mevzuat    Muhasebe    Muhasebe iş ilanlari    Muhasebe Yazarları    Pratik Bilgiler    Resmi Gazete    SGK    SMMM    Soru Cevap    Sosyal Güvenlik    Staj    Torba Yasa    Türmob    Vergi    Vergi Affı    Yapılandırma    YMM    İş Hayatı    Şirketler    
Copyright ©2011-2018 muhasebeweb.com - Muhasebe Web Haber İçerikleri İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.