ozelge

15.03.2019 07:16 | Güncelleme : 15.03.2019 07:16

Devir işlemlerinde damga vergisi

Devir işlemlerinde damga vergisi uygulamaları hakkında Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı(Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı : 90792880-155[170]-E.497951 Tarih: 20.12.2018

Konu: Devir işlemlerinde damga vergisi uygulamaları

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olan ve 24/01/2017 tarih ve 2017/9756 sayılı Kararname ile Türkiye Varlık Fonuna devredilen kurumunuz tarafından, kurumunuza ait taşınmazların açık artırma yoluyla satışının gerçekleştirildiği ve satışa ilişkin olarak alıcılara şartname eki satış tutarı ile kabul, taahhüt ve beyan kısmının doldurularak imzalatıldığı, daha sonra yönetim kurulu kararları ile eş ya da çocuklara devir veya ortaklık ile 3. şahıslara devrine karar verildiği belirtilerek söz konusu kararlarda damga vergisi yükümlülükleri bakımından fark olup olmadığı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği; 2 nci maddesinde, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin de damga vergisine tabi olduğu; 4 üncü maddesinde, bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı; 10 uncu maddesinde, belli para teriminin, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade ettiği hükümlerine yer verilmiştir.

Anılan Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "II-Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 6728 sayılı Kanunun 28 inci maddesi ile değişik 2 nci fıkrasında, İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarının (4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.) nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, Genel Müdürlüğünüzün 233 sayılı KHK'ye tabi Kamu İktisadi Kuruluşu iken 05/02/2017 tarih 29970 sayılı mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanan 2017/9756 sayılı kararname ile Türkiye Varlık Fonuna devredildiği, Genel Müdürlüğe ait Ankara'da 219 adet, İzmir'de 9 adet ve İstanbul'da 9 adet konutun açık artırma yöntemiyle "… Genel Müdürlüğü Taşınmaz Satışı Açık Artırma İhalesi Teklif Alma Şartnamesi" doğrultusunda …-…/…/2015 tarihleri arasında açık artırma ihalesi gerçekleştiği, ayrıca …/…/2015 tarihli … sayılı Yönetim Kurulu kararı ve …/…/2015 tarih, … sayılı yönetim kurulu kararıyla alıcılara devredilmesinin onaylandığı; bazı alıcıların şartnamenin son sayfasında yer alan taahhütnameyi imzalamalarından sonra, kuruma dilekçe vererek taşınmazı eş ya da çocuklarına veya 3. şahıslara hakta tapu sicili dışı değişiklik yaratan şekilde devretmek istediklerini beyan ettiği, yönetim kurulu kararı esas alınarak bu devir işlemlerinde eş ya da çocuklara devirde tarafınızca ödenmek üzere alıcılara damga vergisi muafiyeti uygulandığı; diğer devir işlemlerinde ise binde 9,48 oranında sözleşme, binde 5,69 oranında karar damga vergisinin makbuz mukabili alıcı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.

Buna göre, kurumunuza ait taşınmazların ihale işleminin gerçekleşmesinden sonra satın almış oldukları gayrimenkullerin tapuda devir işlemi yapılmasından önce, ortaklık halinde veya tamamının devirlerinin eş, çocuk veya 3. kişilere devir edilmesi yönündeki talepleri üzerine yeniden alınan yönetim kurulu kararları ile farklı kişilere devrine karar verildiği dikkate alındığında, ilk ihale kararı ve bu kararı değiştiren kararların ayrı ayrı 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun II/2 fıkrasına göre nispi damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Diğer taraftan, söz konusu kararların, ilk yönetim kurulu kararlarındaki harf hatalarından kaynaklı isim ve soyadların düzeltilmesi amacıyla alınan kısmı için ayrıca damga vergisi aranmayacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

15.03.2019 07:14 | Güncelleme : 15.03.2019 07:14

Kur farkında KDV uygulaması ve belge düzeni

Kur farkında KDV uygulaması ve belge düzeni hakkında İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgesi

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları KDV-ÖTV Grup Müdürlüğü

Sayı : 39044742-130[Özelge]-E.174596 26.02.2019
Konu : Kur farkında KDV uygulaması ve belge düzeni

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizin, tekstil ürünlerinin imalatı ve satışı faaliyeti ile iştigal ettiği, yurt içindeki firmalar ile döviz cinsinden yaptığınız satış işlemlerinde kur farklarının oluştuğu, oluşan kur farklarını müşterilerinize fatura etmek istediğiniz ancak müşterilerin söz konusu faturaları kabul etmediği belirtilerek; oluşan kur farkları için fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği, fatura düzenlenmesi halinde katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü mevcuttur.

Aynı Kanunun 229 uncu maddesinde, fatura, "satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" şeklinde tanımlanmış,

232 nci maddesinde ise, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin, birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları hükme bağlanmıştır.

Bu durumda; fatura düzenleme tarihinden, ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar Şirketiniz lehine oluşan kur farkları için Şirketiniz tarafından satıcıya, aleyhine oluşan kur farkları için ise satıcı tarafından Şirketiniz adına fatura düzenlenmesi, kur farkının hesaplanmasında kayıtlara ilgili borcun kaydedildiği kur ile ödemenin yapıldığı günkü kur arasındaki farkın esas alınması, dövizli borca karşılık Türk Lirası cinsinden ödeme yapılmış ise Merkez Bankası tarafından ilan edilen ilgili kur dikkate alınmak suretiyle döviz cinsinden yapılan ödeme tutarının belirlenmesi gerekmektedir.

Öte yandan, bedeli henüz tahsil edilmeyen döviz cinsinden satışlarda yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları için fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

3065 sayılı KDV Kanununun;

1/1 inci maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olacağı,

20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu ve bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği,

24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu,

hüküm altına alınmıştır.

KDV Genel Uygulama Tebliğinin "III/A-5.3.Kur Farkları" başlıklı bölümünde;

"Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı esas itibarıyla vade farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır.

Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

Yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmaz." denilmektedir.

60 No.lu. KDV Sirkülerinin "4.5. Yurt İçi Teslimler ile İhraç Kayıtlı Teslimlerde Oluşan Kur Farkları" başlıklı bölümünde;

"... Yurt içinde KDV uygulanmak suretiyle teslim edilen mallara ilişkin olarak,

-KDV dahil toplam bedelin dövize endeksli olarak belirlenmesi durumunda vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarih ile ödeme tarihi arasında ortaya çıkan kur farkı bedeline iç yüzde oranı uygulanarak,

-Dövize endeksli toplam bedele KDV'nin dahil edilmemesi durumunda vergiyi doğuran olay ile ödeme tarihi arasında ortaya çıkan kur farkları üzerinden lehine kur farkı ortaya çıkan mükellef tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanması ve kur farkının ortaya çıktığı dönemlerde her iki mükellef tarafından genel esaslar çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir."

açıklamalarına yer verilmiştir.

Bedelin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlendiği yurt içi satışlar nedeniyle teslimin gerçekleştiği tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında lehe veya aleyhe oluşan kur farkları üzerinden kural olarak KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu çerçevede, kur farklarının KDV'ye tabi tutulabilmesi için vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında ortaya çıkması, KDV matrahıyla bir ilişkisinin bulunması ve KDV matrahında bir değişiklik meydana getirmesi gerekmektedir.

Buna göre; bedeli döviz cinsinden belirlenen satışlarda, satış bedelinin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra tahsil edilmesi durumunda, lehe ortaya çıkan/çıkacak kur farkının matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi, söz konusu kur farkı için fatura düzenlenmesi ve teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanması gerekmektedir.

Ancak, bedeli henüz tahsil edilmeyen döviz cinsinden satışlarda yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmasına ve fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.


Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Sizin Için Seçtiklerimiz

Muhasebe Hakkında Herşey
muhasebeweb.com


Muhasebe dünyasıyla ilgili pratik ve güncel bilgiler, muhasebe haberleri, muhasebe Hesap İşleyişi ve muhasebe yazarları ile muhasebe uygulamalarını işler.

 

facebook twitter linkedin Google +
TÜM KATEGORİLER
2018 Asgari Ücret    2018 Pratik Bilgiler    2019 Asgari Ücret    2019 Pratik Bilgiler    Asgari Geçim İndirimi    Asgari ücret    Beyannameler    Defter Beyan Sistemi    Denetim    Dünya    e defter    e fatura    e tebligat    Ekonomi    Emeklilik    Finans    Haber    Maliye    Mevzuat    Muhasebe    Muhasebe iş ilanlari    Muhasebe Yazarları    Pratik Bilgiler    Resmi Gazete    Sektörler    Seminerler    SGK    SMMM    SMMM Odaları    Soru Cevap    Sosyal Güvenlik    Staj    Teknoloji    Torba Yasa    Türmob    Vergi    YMM    YMM Odaları    İş Hayatı    Şehirler    Şirketler    
Copyright ©2011-2018 muhasebeweb.com - Muhasebe Web Haber İçerikleri İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
 
Teşvikmatik SGK Teşvik Hesaplama Programı!

Cari ve Geçmiş Dönem SGK Teşviklerinizi Teşvikmatik sizin için hazırlar. SGK Bildirimlerini Yapar.

HEMEN İNDİR!