Facebook'ta Paylas



Emre KARAOĞLU

Personellere Verilen veya Ödenen Yemek Bedellerinin Vergi ve SGK Mevzuatındaki Uygulamaları

 

İş hayatında işçilerin mesai saatlerine denk gelen öğünlerde yemek ihtiyaçlarını gidermesi için işverenlerce farklı uygulamalar yapılmaktadır. İşyerinde veya işyeri dışında verilen yemek veya yemek bedeli karşılığı çeşitli şekillerde ödenen tutarların vergi ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından değerlendirmesini yapacağım bu haftaki yazımın sizlere konu hakkında ışık tutacağını ümit ediyorum.

İşverenlerin çalışanlarının yemek ihtiyacını karşılaması günümüzde 5 farklı şekilde uygulanmaktadır.

-İşletme yemekhanesinde hazırlanan yemeğin personellere yedirilmesi;

İşletme yemekhanesinde hazırlanıp verilen yemekler için yapılan tüm giderler işverence doğrudan gider yazılıp KDV’si indirim konusu yapılabilmektedir. Çalışanlar açısından herhangi bir gelir vergisi ve SGK primine tabi değildir.

-Bir hazır yemek firması tarafından hazırlanıp işyerine gelen yemek,

-İşletme dışında anlaşmalı bir lokanta vb. yerde personellere yemek yedirilmesi;

Bir hazır yemek firması tarafından işyerine getirilip personellere sunum yapılan yemekler ile işletme dışında anlaşmalı bir lokanta vb. yerde verilen yemekler yine işverence giderleştirilip KDV’si indirim konusu yapıldıktan sonra herhangi bir vergi ve SGK primi kesintisi olmaksızın dağıtılabilecektir.

-İşçi ücretlerine ek olarak nakit yemek bedeli verilmesi;

Nakit olarak ödenecek olan yemek bedellerinin ücret bordrolarına yansıtılıp, gelir vergisi stopajı ve damga vergisine tabi tutulup, yürürlükteki asgari ücretin günlük brüt ücretin %6’sı kadar olan tutarı aşan yemek bedelleri prime esas kazanç olarak bildirilip primleri ödenmelidir.

-Sodexo, Ticket, Metropol Kart gibi firmalar aracılığıyla yemek kartı veya fişi verilmesi şeklinde yemek bedeli ödenmesi;

Son yıllarda oldukça tercih edilen yemek kartı veya yemek fişleri verilmesi durumunda 2017 yılı için KDV hariç günlük 14,00 TL’yi aşmayan ödemelerde gelir vergisi, damga vergisi ve SGK primi uygulanmaksızın verilebilmektedir. Günlük 14 TL’yi aşan bedeller için gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. SGK primi açısından 14 TL’yi aşsın veya aşmasın hiçbir şekilde prime tabi tutulmayacaktır.

İşverenler yukarıda saydığım şekillerden kendileri için en uygun olanını seçerek personellerinin yemek ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar. Ancak gelir vergisi kesintisi yapılan nakit veya yemek kartlarında 14 TL’yi aşan tutarların personellerin gelir vergisi kümülatif matrahlarını da etkileyeceğinden, vergi dilimi atlamaları halinde alacakları tutarların eksileceğinden çalışanlar tarafından nakit yemek yardımının ve günlük 14 TL’den yüksek ise yemek kartlarının diğer yöntemlere göre dezavantajlı olduğunu söyleyebiliriz.

Ayrıca istisna sınırını aşan nakit verilen yemek bedellerinde işveren sigorta primlerinin de devreye girecek olması nedeniyle, işveren maliyetlerinin artmasıyla işverenlerce de pek tercih edilmeyen bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.

Yemek kartlarının yemek dışı market harcamalarını da kapsıyor olması işçilerin günlük yemek harcamalarını kendi maddi durumlarına göre bütçeleyip gıda vb. market ürünleri alışverişlerinde kullanabiliyor olmaları yemek kartının hem işçi hem de işveren tarafından cazip görülmektedir. Ayrıca işçi sayısı yüksek olan işletmelerde yemek kartı firmalarınca faturalarda özel indirimler ve promosyonlar verilmesi işverenleri yemek kartı seçeneğine yöneltmektedir.

Böylelikle personellere verilen veya ödenen yemek bedellerinin vergi ve SGK mevzuatındaki uygulamalarını ele almış olduk. Bir sonraki yazıda görüşebilmek ümidiyle, hoşça kalın…

Emre KARAOĞLU
Muhasebe ve İnsan Kaynakları Uzmanı

 

 
 
 
 
 
 
 
MUHASEBE WEB - Muhasebe Hakkında Herşey
muhasebeweb@gmail.com